Ana sayfa » Sağlıklı Yaşam » Psikoloji » Hayatınızda Sürekli Aynı Sorunlarla Karşılaşmanızın 3 Sebebi
Psikoloji Sağlıklı Yaşam

Hayatınızda Sürekli Aynı Sorunlarla Karşılaşmanızın 3 Sebebi

ojemoje-ayni-sorunlarin-sebebi

Bu yazımızda sizlerle sürekli aynı sorunlarla karşılaşmanızın 3 sebebini açıklayacağız. Bunun sebebi aslında çekim yasasının işlemesi ve hayatlarımızı etkilemesidir. Bazen de hep aynı tip sorunlarla mücadele edersiniz. Bu durumu hayatınızda yaşıyorsanız, kendinizi değişmeyen bir kısır döngünün içinde hissedebilirsiniz. Neden hep ben? Neden hep aynı şeyler? Gibi sorular sormaya başlayabilirsiniz. Yaşadığınız sorunlarda kişiler ve durumlar değişiyor gibi görünse de aslında farklı şekillerde, kimliklerde, yer ve zamanda aynısını yaşamaya devam ediyorsunuzdur. Bu durumda çekim yasası sizin için hiçte olumlu olmayan bir şekilde iş başındadır. Bunun nedenlerini ve hangi davranış kalıplarının buna yol açtığını anlamak, bu kısır döngüden çıkmanıza yardımcı olacaktır. İşte aynı problemleri sürekli yaşıyor olmanızın sebepleri; 

1- Aynı Problemleri Sürekli Dile Getirip Şikâyet Etmek 

Pek çok kişi için bu sebep, aynı problemi sürekli hayatlarına çekmesine sebep olmaktadır. Çoğunlukla yaşanılan problemleri çevremizdeki herkese, tekrar tekrar anlatarak olumsuz enerjiyi canlı tutarız. Bu şekilde sözlerimiz çok güçlü bir manyetik alan yaratır ve bunu negatif yönde kullanır, böylece kendimizi kısır döngüye sokmuş oluruz. Sadece anlatmakla yetinmeyip, buna ek olarak sürekli şikâyet edilir. Sürekli şikâyet etmek negatif kalıpları daha da güçlendirir.  

Bu durumdan kurtulmanın yolu problemin ne olduğunu net bir şekilde belirlemektir. Bunun yanında problemlerin altında yatan sebepleri de netleştirmek gereklidir. Bunu bir kez yaptıktan sonra tarafsız durabilecek veya yargılama yapmadan dinleyebilecek bir kişiye anlatarak, içinizde tutmamalısınız. İşte bundan sonraki adımlar her şeyi değiştirecektir. Bunu yaptıktan sonra aynı problemi sürekli anlatmaktan ve şikâyet etmekten kaçınmalısınız. İlk başlarda bu zor gelecektir ve çok alıştığınız davranış kalıbı olduğu için, değiştirmeniz zaman alacaktır. Ancak farkında olduğunuz için, yavaş yavaş bu durumdan uzaklaşabilirsiniz. Negatif konuşmanın hayatınızı daha da çıkmaza soktuğunu bir kez fark edince, bu kötü alışkanlığı bırakmaya başlayacaksınız. Bu noktada artık problemden değil de çözümlerden, olmasını istediğiniz olumlu değişimlerden konuşmaya başlamalısınız. Kendinizi bu yönde eğitince hayatınızın nasıl da hızla olumlu yönde değişmeye başladığına şahit olacaksınız. Böylece bu durum olumlu davranış ve konuşma alışkanlıklarınızı güçlendirecektir. Şimdi bunun için etkili bir teknik önerisinde bulunalım… 

Niyet defteri şeklinde günlük tutun; 

Bu deftere sık sık yaşadığınızın olayların aksi yönüne hayatınızı dönüştürecek olumlu cümleler yazmalısınız. Bazen de istediğiniz değişimi zaten gerçekleşmiş gibi düşünerek şükür etmelisiniz. Bazen değişimi şimdiki zamanda gözünüzün önünde canlandırıp, deftere uzun uzun tarif ederek yazın, bazen niyetinizi ifade eden bir resim yapıştırın; bazen de niyetinizi güçlendiren bir sözü deftere kaydedin. Bu defter gerçeğe dönüştürmek istediklerinizle dolu olumlu düşünce rehberiniz olacak…   

2- Sorun Hakkında Takıntılı Düşünceler 

Toplumumuzda pek çok kişi problemler hakkında endişelenmenin, kritik bir öneme sahip olduğunu düşünse de bu doğru değildir. Endişelenerek problemlerin ortaya çıkardığı enerjiyi daha da güçlendiririz ve endişelenmenin kendisi sizi çözümden daha da çok uzaklaştırır. Düşünce çoğunlukla biz farkında olmadan, otomatik olarak ve yakalanması güç bir hızda gerçekleşmektedir. Bu durumda endişeli düşünceler de zihninizde yakalanması güç bir hızda ve sürekli olarak devam etmektedir. Özellikle başlarda bunu yakalamak ve değiştirmek zordur. Ancak çaresiz durumda değilsiniz.  

Olumlu düşüncelere kendinizi bırakın; 

İlk olarak yapabileceğiniz şey bilinçli olarak zihninize olumlu düşünceleri yerleştirmektir. Bunun için olumlu düşünceler kullanarak, dikkatinizi odaklamalısınız. Bir diğer yöntem dua ederek kalbinizi açmaktır. Dua etmek, olumlu ve ilahi duygularla yıkanmanızı ve arınmanızı sağlayacaktır. Diğer çok etkili bir çalışma ise meditasyon yapmaktır ve yönlendirmeli meditasyon tercih edilmelidir. Yönlendirmeli meditasyonda, olumlu düşünceler ve görüntüler, zihinde rahatlıkla belirginleşir. Her gün belirli bir zamanı buna ayırmak, zihninizdeki endişeli düşünce kalıplarını zaman içinde olumluya dönüştürecektir. İkinci teknik dikkati bilinçli olarak, bambaşka bir yöne çekmek için, çeşitli aktiviteler yapmaktır. Bunlar; komik bir film izlemek, olumlu konuşan bir arkadaşla sohbet etmek, mutlu eden bir hobiyle uğraşmak, ruh halinizi değiştiren bir müzik dinlemek, hafif bir egzersiz yapmak olabilir… Takıntılı düşünceler böyle aktivitelerle durdurulabilir ve probleminize odaklı halden sizi uzaklaştırabilir.  

3- Korku Hissine Kapılmak  

Hareketlerinizin etrafınıza yaydığı titreşime ve inançlarınıza büyük etkisi vardır. Aslında bu etki iki yönlü işlemektedir. Titreşiminiz ve inançlarınız, hareketlerinizi yönlendirir ve hareketlerinizde titreşim alanınızı ve inançlarınızı besler. Örneğin; mutlu olmasanız da gülümseyin, bunun ruh halinizde olumlu bir değişiklik yaptığı su götürmez bir gerçektir. Gülümseme içten olmasa bile, kaslarınızdaki değişiklik, beyninize olumlu sinyaller gönderir ve ruh halinizde değişime yol açar. Bunun temeldeki sebebi, ruh hallerimizle hareketlerimizin birlikte çalışmasıdır. Davranışları ve hareketleri değiştirmek ruh halinde değişime neden olmaktadır.  

Davranışlarınız evrene sürekli mesajlar yollamaktadır. Örneğin; hastalanmaktan korkan ve sürekli bu konuda düşünen birisi korkusuna yönelik davranışlara girer. Sürekli ellerini yıkar, mikrop saçan ortamlardan kaçar, pek çok vitamin takviyesi alır. Maalesef çoğu zaman, bu durumdaki insanların daha çok hastalandıklarına şahit olunur. Peki ama neden? Çünkü bu insanlar korku ile yönlendirdikleri hareketleriyle, evrene adeta şöyle demektedirler; hasta olmaktan korkuyorum! Korku yine takıntılı düşünceleri beraberinde getirerek, odağınızı olumsuz olana kilitler. Bu kilitlenme olumsuz olanın hayatınızda tekrarlanmasıyla sonuçlanır.  

Olumlu enerji yaratın; 

Peki bu durumda ne yapılmalıdır? Kendini koruma adına hiçbir koruma hareketi yapılmamalı mıdır? Kendini korumak çok normal ve olması gereken bir davranış şeklidir. Ama abartılı olması, takıntılı hale gelmesi sürecin ters yönde işlemesine neden olur. Her şeyden önce en önemli güvenlik alanının kendi yarattığınız olumlu enerji olduğunu hep hatırlamalısınız. Bu yüksek titreşimli alan size olumsuzlukların değil güzelliklerin çekildiği doğal bir korunma çemberidir. Asıl güvenliği ve huzuru burada bulacağınızı unutmayın. Her ne zaman kendiniz için yüksek enerjili olumlu bir düşünceyi seçerseniz, kendinize güzel bir adım attığınız için kutlayın. Yerleşmiş ve adeta kökleşmiş olumsuz düşünce kalıplarını kırmanın kolay olmadığını, gerçekten sabır gerektirdiğini, bilmek gereklidir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da başarı devamlılık, sürece güvenme ve küçük adımların önemine inanmakla gelecektir. Her gün küçücük bir adım atın. Bir olumlu düşünce ekleyin yaşamınıza ve bunu her gün yapın. Her seferinde de hayatınız için attığınız bu küçücük adımı kutlayın. Hayatınızı bir kutlamaya dönüştürün…